mutluluk-ülker-coca-cola-eti-yubai-1200x297.jpg

20 Kasım 2017 admin0

“Mutluluk” temasının farklı sektörlerdeki büyük markalar tarafından sahiplenilmesini nasıl buluyorsunuz?

Eti, Ülker, Coca-Cola ve Algida mutluluk temasını pazarlama stratejilerinin temeline oturtan 4 büyük marka. ”Marketing Türkiye Dergisi’nin Şubat 2016 sayısında yayınlanan “Mutluluk Temasını Sahiplenen Markaların Stratejileri” hakkındaki araştırma haberi için Yunus Baran’ın verdiği görüşlerdir.

Birden fazla büyük markanın sahiplendiği bu strateji, markalara ne gibi olumlu/olumsuz dönüşler getiriyor?

Mutluluk hem çok evrensel bir tema hem de her geçen gün daha fazla sahip olmak istediğimiz bir duygu. Markalar hedef kitlelerindeki bu gereksinimleri iyi tahlil etmiş olmalı ki bu kadar çok “mutluluk” konusunu işliyor olmalılar. Farklı markaların bize sunduğu mutluluğun benzer yansımalarını hayatın her alanında görüyoruz. Büyük markaların farklı ürün grupları için farklı temalarla “mutluluk” konseptini bir süre kullanılmasında bir sakınca görmüyorum. Fakat benzerliklerin giderek arttığı dünyamızda bu konuda da farklılaşmanın zamanı geldi.

Coca Cola “paylaşmak” ile ilgili bir temayı sahipleniyorken, Eti “ürünlerinin tüketimine yönelik” duygusal bir bağla bu linki kuruyor. Ülker ise büyük markalar ailesinin tamamına “mutluluk” kavramını yedirmeye çalışıyor. Hala bu bağı kurmadığı veya kuramadığı markaları olsa da “atıştırmalık ürünler” kategorisinin mutlu ettiğine / edeceğine inanıyor. Mesela çorba mutlu etmiyor mu, ya da yağ? Ülker büyük marka algısını değil, atıştırmalık ürünlerini daha çok önemsiyor olmalı. Algida ise yine “paylaşmak” temasıyla özellikle yazları ve Ramazan dönemleri mutluluğu yaymaya çalışan markalardan. Bence başarılı bir mutluluk teması için oldukça ideal bir ürün dondurma. Algida daha yaratıcı ve etkili bir mutluluk operasyonu yaparsa diğer markalara büyük bir fark “mutluluk” farkı atabilir. Dönemsellik dezavantajına rağmen bu mümkün olabilir.

Bahsi geçen tüm markaları tek tek ele alacak olursak, birbirlerinden hangi noktada ayrılıyor ya da benzerlik gösteriyorlar?

Coca Cola’nın Kırmızı Mutluluk Kamyonu mutluluk dağıtan bir araç olarak karşımıza çıktı. Kampanyanın yeni yıla denk geliyor olması akıllara Noel Baba misyonunu getirmedi değil. Ortada bir mutluluk siparişi / dileği ve bu siparişin / dileğin teslim vardı. Ben sürprizli ve sürdürülebilir bir mutluluğu Coca Cola’ya çok yakıştırırım. Özellikle Anadolu’nun her köşesine karış karış yayılan bir mutluluk…

Ülker’in “paylaşmak, çoğalmak, birlikte olmak, gülmek, yakalamak, keşfetmek” gibi konseptleri hayatın içindeki mutluluğa gönderme yapıyor olmasına karşın; bu modeli klişe bir yol olarak görüyorum. Ürünlerin tüketimi bir mutluluk simgesi olabilir. Bu her ürünle ve hatta her markayla mümkün bence. Ülker’in alametifarikası ve mutluluğu yayma çabası “ürün tüketmek” dışında nerede? Bunu göremiyorum ben. Mutlu bir an ya da mutluluk her yerde konseptlerinin reklamdan sahaya inmesi ve bu “mutluluk marşı”nın icraatın içinde karşımıza çıkmasını Ülker’e çok yakıştırırım.

Algida’nın mutluluğu paylaştırma ve büyütme yaklaşımlarını “bedavalar” ve “büyük boy” dondurmalarla desteklemesi oldukça güzel bir tutum. Özellikle çocuklar ve aileler bu süreli mutluluğu olabildiğinde yaşıyor olabilirler.

Eti’nin “mutluluk iki parmağının arasında” konsepti yine ürün ve marka linkiyle yaratılan bir mutluluk türü. Paylaşımı ve birlikteliği çok fazla vurgulamayan bir marka Eti. Hatırlayanlar olacaktır muhakkak; Eti Browni reklamları “mutlu et kendini” konseptine sahipti. Lokmalık Eti Browni’ler çıktığında bu slogan “mutlu et kendini ve herkesi” söylemine genişledi. Fakat ya tüketici bu keyfi paylaşmıyor olacak yada marka paylaştırmayla uğraşmamış olacak ki; slogan bireyselleşti ve Eti daha çok bireysellik üzerine marka iletişimi yaptı. Dolayısıyla ETİ’nin yalnızlık ve bireysellik temalarının yanında; kalabalığa karışma görüntüleriyle geliştirdiği mutluluk söylemleri zihnimi tırmalayan büyük bir muamma.

Bu durum tüketici algısında bir kafa karışıklığına yol açmıyor mu?

Markaların bu kadar çok mutluluk iletişimi yapması pozitif bir algı oluşturuyor olabilir. İnsanların kendilerini iyi hissetmesinde ve mutluluğu hatırlamasında herhangi bir sakıncası yok elbette. Fakat markalar, “mutluluk” temalarını gerçek hayatta bir ürün ve fayda ile linklerse tüketicilerin kafa karışıklığı bir nebze önlenmiş olur. Bu anlamda Coca Cola’nın Kırmızı Kamyonu olumlu bir ataktı. Aksi halde reklamlarda gördüğümüz kurumsal mutluluk iletişimleri bizi daha fazla ürün tüketmeye ve daha fazla marka satın almaya yöneltiyor gibi hissedilebilir. Birbirine benzeyen mutluluk konseptlerini farklılaştırmak gerekiyor. Sürprizli, hediyeli, ürünlü, hatıralı, temaslı, dokunmalı, gerçekten o duyguyu hissetmeli aksiyonlara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.



20 Kasım 2017 admin0

Yoğun bir rekabet ortamında başarılı olabilmenin ilk kuralı konumlandırma temelli bir pazarlama stratejisine sahip olmaktır. Konumlandırma bütünleşik pazarlama stratejisinin temelidir ve hedef pazarlar ile kurulacak olan ilişkileri yönetir. Bir nevi markanızın merkezi, vizyonu ve yönüdür. İşinizin ne olduğunu ve ne kadar değerli olduğunu gösterir. Müşterilerinizin zihninde markanızla ilgili kalan tortudur. Çoğu zaman stratejik bir tercih, bazen de büyük bir vazgeçiştir. Farklı avantajlarla dolu bir vaattir.

 
 
İyi bir konumlandırma; pazar bölümlendirmesi, hedefleme ve pazar yapısındaki değişimleri baz alır. Konumlandırmanın temelinde yeni ve farklı bir şey yaratmak yoktur. Onun asıl görevi hedef kitlenin zihnine yapılan yatırımla ilgilidir. Markaların rakiplerinden sıyrılmasını ve tüketicileri tarafından tanımlanmasını sağlamak bunların başında gelir. Bir konumlandırmanın önündeki en büyük engel tüketicilerin karışık ve kısıtlı zihin yapısıdır.

İnsan zihnine yönelik yapılan araştırmalarda; zaten yeterince karışık olan zihinlerin yeni bir karışıklığa karşı direnç gösterdiği görülmektedir. Dolayısıyla belirsiz olanların, konumlanmayanların ve sona kalanların şansı bir hayli düşüktür. Zihinsel algılama alanlarının kıstı ve bunları yönetecek algı sistemleri, konumlandırmanın başarısındaki kilit noktalardır.

Stratejik pazarlama planlarında kullanılan en önemli konumlandırma araçları algı haritalarıdır. Bu haritalar, zihinlerdeki markalar dünyasını pazarlamacı gözüyle görselleştirir. Bu görsel haritalar konumlandırma veya yeniden konumlandırma karar vericilerine birçok faydalar sunar.

Pazar konularının farklı değişkenler cinsinden tanımlanması bu faydaların başında gelir. Bu değişkenler: yaş, cinsiyet, yaşam biçimi, fiyat, gelir, satın alma sıklığı, beğeni, tarz, satış kanalı, kullanım alanı, renk, simge ve ses gibi birçok faktörden oluşabilir.

Bölümlenmiş pazarlardaki rekabetin şiddetini belirleyen bu gibi algı haritalardır. Markaları en iyi tanımlayan özellikleri sembolize eden de yine konumlandırma temelli bu araçlardır.

Daha güçlü bir rekabet fırsat alanının belirlenmesi, eskisine göre daha sağlam ve yeni bir konumlandırma alternatifinin geliştirilmesi iyi bir algı analizinden geçmektedir. Gerçekleştirilen tüm pazarlama çabalarının sonuçlarını kontrol eden yine tüm bu analizlerin bütünüdür.

Algı haritaları markaların pazardaki konumlarını netleştirdiği gibi yeniden konumlandırılmalarına neden olacak sonuçlar da ortaya koyabilir. Rekabet üstünlüklerindeki farklılıklardan dolayı markaların mevcut konumları zaman içinde değişebilir. Yukarıdaki örnek parametreler özelinde tüketici zihnindeki konumlandırma alanı sarsılmış veya değişmişse; yeniden konumlandırma stratejileri geliştirmek gerekir. Teknolojideki hızlı değişim, tüketici tutumlarındaki farklılıklar, zihinlerdeki belirsizlikler, yoğun rekabet ortamı ve marka yönetim stratejilerindeki değişkenler sürekli bir yenilenmeyi gerektirir.

Bu durumda daha avantajlı bir konum saptanır, yeni konumun tutundurma çalışmaları planlanır ve tüketicilerin zihinlerindeki eski konumun değişim süreçleri uygulanır.

Yeniden konumlandırmayla birlikte imaj değişiklikleri, ürün değişiklikleri veya şekil değişiklikleri gerekebilir. Analizlerden ortaya çıkan sonuçların gereklilikleri yerine getirilir.

Fakat unutmamak gerekir ki her konumlandırma bir yeniden konumlandırmaya dönüşmek zorunda değildir. Çoğu zaman bu gibi çabalarının birçok ortak özellikleri vardır. İş üstündeki dikkatli uygulamalar markaların gelişim, değişim ve dönüşüm stratejileri en iyi sürede en verimli şekilde hayata geçirebilir. Karmaşa, belirsizlik ve tereddüt bu başarıyı önler ve markalaşma maliyetlerini yükseltir.

Her ne yapılıyorsa daima açık ve basit bir şekilde ifade edilmelidir. Üretilen ifadelerin tüketici zihninde bir karşılığı olmalıdır. Karışıklıktan uzak; sade, net, anlaşılır ve hatırlanır ifadeler belirlenmelidir. Beklenti, istek ve ihtiyaçlara yanıt vermelidir. Farklılaşma temalarının inandırıcı ve ikna edici olması gerekir. Zihinlerde sürekli ve kalıcı bir etki yaratılmalıdır. Her markanın yaşam süresi boyunca rekabet gücü taşımalıdır.

Ancak bu yolla uzun soluklu, rekabetçi ve zihinlerde hak ettiği yeri alan markalar yaratılabilir ve yaşatılabiliriz. Yeni gözden geçirmelerle, yeni kararların eşliğinde yeniden konumlanmak için güzel bir gün.

Haydi başlayalım!


ezber-bozan-markalar-1200x297.jpg

20 Kasım 2017 admin0

Hızla değişen tüketici ihtiyaçlarına akılcı yanıtlar veren markalar başarıya ulaşıyor. Pazarının ezberlerini bozan ve rekabet dinamiklerini değiştiren iki başarılı marka örneği…

Ezber bozan markalar denince ilk akla gelen yenilikçi bir ürün ve model gelişten markalar oluyor. ”Marketing Türkiye Dergisi’nin Kasım 2015 sayısında yayınlanan “Son On Yılda Ezber Bozan Markalar” hakkındaki araştırma haberi için Yunus Baran’ın verdiği görüşlerdir.

Ezber bozan markalar denince ilk akla gelen yenilikçi bir ürün ve model gelişten markalar oluyor.

Havayolu ulaşımı kategorisinde AnadoluJet’in ezber bozduğunu ve kategorisinin gelişimine büyük katkı sağladığını söyleyebilirim.

Hem low cost kategorisinin gerekliliklerini yerine getiren hem de yolcusunun uçuş kolaylığını ve rahatını düşünen yenilikler geliştirdiğine şahit olduk.

Yolcuların valizlerinin anlaşmalı kargo firmalarıyla evden alınması ve gidecekleri yere teslim edilmesi havayolu ulaşımını kolaylaştıran bir açılım.

Üniversiteli gençlerin daha özgürce ve ekonomik uçmalarını sağlayan indirimli biletleme modellerinin uygulaması da low cost kategori ezberlerini bozmaktadır.
Yolcuların seyahat motivasyonlarına göre hem uçanlar için hem de uçulacak yerlerle ilgili faydalı bilgiler platformlarının tasarlaması ve geliştirilmesi bir rahatlık.

Anadolu’un tarih, doğa, kültür ve güzelliklerinin düzenlenen tanıtım programları dahilinde yolcularına yaşatacak gezilerin organize edilmesi büyük bir misyon ifadesidir.

Misafirlerinin uçuş öncesi, uçuş anı ve uçuş sonrası ihtiyaç ve sorunlarıyla yakından ilgilenerek; her platformda onları dinlemesi, yakınlık göstermesi, sürekli çözüm üretmesi gibi ürün, servis ve hizmetleri hem markayı hem de kategoriyi geliştirmektedir. Rekabet yönünün insan odaklı fayda ve kalite odaklı gelişmesini sağlamaktadır.

Dijital platformlar kategorisinde Yemeksepeti.com’un ezber bozan başarısı ve oyunun kurallarını yeniden tanımlaması; dışarıda yeme içme sektörüne büyük ilham olduğunu düşünüyorum.

Dışarıdan yemek siparişlerinde tanıdığımız – bildiğimiz – güvendiğimiz yerleri tercih etme eğilimini Yemeksepeti.com’dan sonra artık her restoran için gösterir olduk.

Yemek lezzeti, teslimat süresi, kullanıcı deneyimleri, görüş ve yorumları tek bir yerden derli toplu almak; teslimat sırasında ödeme yapmak, belli bir sürede siparişimizin geleceğine inanmak, beğenmezsek muhatap bulmak gibi birçok rahatlıkla karşılaştık.

Hem tüketicinin dilediği çeşitlilikteki yerel ve dünya mutfaklarından sipariş vermenin hem de mekânlar için hedeflediği müşterisine ulaşmanın kısa yolları değişti ve gelişti.

Bu iş modelinin büyük bir ilgiyle gelişmesi birçok benzer iş modelleri için de umut kaynağı oldu.

Mobil bir uygulamayla taksi çağırmak, dondurma siparişi vermek, tamirci bulmak, değiş tokuş sağlamak gibi birçok farklı dijital platforma ilham ve cesaret verdiğine inanıyorum.


Dijital-Pazarlama-Dergisi-–-Marka-Röportajı-BLOG-Yubai-Marka-Danışmanlığı-1200x297.jpg

20 Kasım 2017 admin0

Merhaba, öncelikle kendi marka hikâyenizi anlatır mısınız?

Herkesin bir marka değeri olduğunu düşünüyorum. Bazıları keşfedilmiş, bazıları da henüz keşfedilmeyi bekleyen. Dolayısıyla bu keşif konusu çok ilgimi çekiyor.

Kendimle ilgili kısmında hala keşfedilecek bölümler olduğunu düşünüyorum. İyi bir ekonomist olmak varken iyi bir markacı olmayı aklına koymuş biriydim. Bu konuyla ilgili onlarca ve hatta yüzlerce çalışma yaptığımı söyleyebilirim. Bazı önemli simaların kapılarını bu kabiliyet keşfini gerçekleştirmeleri için aşındırdım. Yine kendi potansiyelimi kendim açığa çıkardım diyebilirim.
Önemli olan istemek, çalışmak ve sabretmek bence. Bu sabır konusu ikinci en önemli gelişim aracı. Başarının ardında çoğu zaman sabır var. Ben de bolca hayal kuran, sabırsızlanan ve sabreden bir aralıkta yaşıyorum. Hem kendim için hem de markalarım için…

Yubai Creative Brands nasıl ortaya çıktı. Markalara ne tür hizmetler sağlıyorsunuz?

Dediğim gibi her insanın ve markanın bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Bu potansiyel bir şekilde açığa çıkıyor. Önemli olan tam ve ideal bir yansımasının olması. Yubai, bahsettiğim felsefeye sahip bir marka aklı girişimi.

Markalaşmak isteyen herkesin potansiyeline katkı sağlayan bir oluşum. Büyük küçük demeden tüm markalara, kişilere, kurumlara stratejisi sağlam yaratıcı marka fikirleri veriyor. Markalaşma yol haritalarını çiziyor. Konumlandırmalarını yapıyor. Konsept, slogan ve marka isimlerini tasarlıyor.

Ordinaryunus rumuzunun hikâyesini öğrenebilir miyiz?

Dijital dünyanın hayatımıza kattığı şeylerin başında yeni isimlerimiz geliyor. Bazen kendi ismimizi yeni anlamlarla ya da uzantılarla kullanmak ve sahiplenmek gerektiği oluyor. Ben de Yunus Baran’ın sosyal medyadaki yansıması için İngilizce “Ordinary” kelimesiyle ismim olan “Yunus” kelimesini birleştirerek farklılaşmayı tercih ettim. Türkçe ise “Ordinaryus” kelimesini adımla deforme edip yeni bir söylem de yaratmış oldum. Çok beğenildiğine dair yorumlar gelince öyle kalakaldı. Konu bazen çok sahipleniliyor ve değişiklik yapamıyorsunuz. Bu da bir dijital hedef kitle yaklaşımının gerçek hayata izdüşümü belki. Yunus Baran ve Ordinaryunus iyi anlaşıyorlar. Farklı zamanlarda, farklı pencerelerden ve farklı açılardan şeyleri paylaşıyorlar.

Türkiye ve Dünya’da son dönemlerde start-up diye adlandırılan girişimler oldukça popüler, bu yeni nesil markalar geleceklerini sağlama alabilmek için sizce neler yapmalı?

Bilirsiniz bir kompozisyon yazım tekniği olarak giriş – gelişme – sonuç yaklaşımı vardır. Her girişim bence bu kompozisyon yazım tekniğindeki gibi iyi bir girişe, güçlü bir gelişmeye ve sürükleyici bir geleceğe sahip olmalıdır. İyi fikir ve iyi uygulama şartını; iyi strateji desteklemelidir.

Marka Stratejisti olmak için olmazsa olmazlar nelerdir? Eğitim bu işte ne kadar önemli?

Strateji öğrenilecek bir kavram olmakla birlikte büyük kısmını bakış açısı oluşturmaktadır. Sanat gibi bir şey… Aslında belki de sanat. Bu konu biraz karışık olabilir. Oraya çok girmeyeyim.

Dijital iletişimin markalar için önemi sizce nedir? Markalar dijital evrime uyum sağlamak için neler yapmalı?

“Stratejik değişim” ve “dijital dönüşüm” kavramlarına kafa yormak gerekiyor diye düşünüyorum. Her stratejinin taktiksel değişimleri var. Bunlar bazen dijitalde yeni verileri elde etmemize, yeni araçlar kullanmamıza, yeni söylemler geliştirmemize, yeni mecralarda görünmemize yol açıyor. Hedef kitlenin bulunduğu yerlerde bulunmanın yetmediği, onlar gibi davranmak ve hatta onlardan biri gibi olmamız gereken zamanlardan geçiyoruz. İyi bir spor hocasının öğrencilerinden daha fit olması gerektiği, sağlıklı bir içecek markasının sunduğu sağlık vaadine uygun iletişim yapması, popüler bir moda sitesinin modaya yön vermeye çalışması gibi davranışlar tüketicilerinin algısını yönetmeye yetmeyebilir. Daha fazlasını düşünmek ve yapmak gereken zamanlardan geçiyoruz.

Aslında şu anda günümüzde popüler olan birçok markanın yaratıcılarından birisiniz. Siz de en çok iz bırakan hangi markalar oldu? Favori kampanyalarınızı öğrenebilir miyiz?

Birini birine tercih etmek gerçekten zor. Birçok markanın yaratılışı ve yeniden konumlandırılışında bulundum. Yeşilay markasının asırlık bir mücadele serüvenini yeniden markalayarak markanın tutarlı bir söylem ve stratejiye sahip olmasını sağladık. İyiliğin ve sağlığın tetiklediği bir sosyal marka gücünü yeniden inşa ettik. AnadoluJet’in kategorisi içerisindeki algı ve itibar payını arttıracak “fazlası var” konseptiyle geçtiğimiz yıllarda marka değerine katkı sunduk. Ayrıca markanın yeniden konumlandırma çalışmalarını gerçekleştirerek gelecek senaryolarını yazıyoruz. Muratbey peynirlerinin sektör içinde farklılaşmasını ve markanın sahip olduğu inovasyon gücünü arttırmasını sağlayacak iletişim kampanyalarına stratejiler yazdık. Peynire zeka kattık. Campet ürününün “Cam mı? Pet mi?” Olduğu sorunsalına son noktayı yine biz koyduk. Biscolata markasının yaratılışı sırasındaki marka akıllarından biri olarak marka gelişimine katkı sunduk.

Türkiye’nin en başarılı markaları sizce hangileridir?

Kuşkusuz Türk Hava Yolları. Türk Hava Yolları markalaşma konusunda çok yol kat etmiş ve edecek olan en başarılı markamız bence. Büyük farklılıklar yaratan ve vizyoner bakış açısını ise asla yitirmeyen bir marka. Türkiye’nin dünyadaki yüzü ve dünyanın Türkiye baktığı gözü diyorum ben.

Yunus Baran markalar için var gücüyle çalışan, şehrimizin süper kahramanı biraz da. Peki, boş vakitlerinizde neler yapıyorsunuz? İlham kaynağım dediğiniz şey nedir?

İlham da karaborsaya düştü bence. Ulaşabilmek ve ona sahip olabilmek oldukça güç. Bazen çimlerde uzanmak ve denize bakmak, bazen parkta oynayan ufaklıkların davranışlarından doğallık ve saflık yansımalarını kapmak… İlham için rutin ve standart şeyler yapmadığımı söyleyebilirim. Mesela birçok insan fikrini paylaşmaktan çekinir. Özellikle bizim sektör ve işimiz için bu “fikir” mevhumu çok çok önemlidir. Ben her konuştuğum insan ve gerçekleştirdiğim tartışmalardan ilham alıyorum. Yaratıcılığım artıyor diyebilirim. Paylaştıkça paylaştığından daha fazlasına sahip olmak diyorum ben buna. Define avında doğru yere kazma vurmanı sağlayan bir harita bulmak gibi…
Kelimelerle oynamayı, var olan anlamlara yenilerini katmayı, insana karışmayı, doğaya kaçmayı, hayvanları sevmeyi birer ilham ve terapi olarak görüyorum.


Başlıksız-5-1200x675-1-1200x675.jpg

20 Kasım 2017 admin0

Yılsonu, yılbaşı, soğuklar, kar, kış derken bir baharı daha karşılamanın dayanılmaz mutluluğunu yaşıyoruz. Haber sunumu tadındaki bu yazı giriş; içimizdeki sevincin sebebi.

Fakat bu durum karşısında sevinen yalnız insanlar değil. Olmamalı da zaten. Aynı durum firmalar ve markaları için de geçerli. Onlar da sevinsinler, şenlensinler.
İsterlerse tabi…

Bilirsiniz, baharla birlikte evlerde hummalı bir çalışma ve temizlik yapılır. Eksik gedik ne varsa temin edilir. Halılar çırpılır, sobalar kaldırılır, duvarlar boyanır. Alanlar ve mekânlar sezonun ruhuna ve renklerine uygun bir hal alır. İçler açılır, camlar açılır, insanlar açılır. Etrafa neşe saçılır.
Etrafımızdaki bu hareketlilik ve enerji patlaması ticareti canlandırır. İnsanlar evlenir. Ürünler yenilenir, tezgâhlar şenlenir. Çarşıya pazara renk gelir. İletişim savaşları alevlenir.
Bizim ve etrafımızın yaşadığı bu değişimi markalar adına nasıl karlı ve kazançlı bir hale çeviririz? Gelin, biraz bu konuya kafa yoralım.
Baharın ve yazın kodlarını okuyalım.
İçinde bulunduğumuz pazara bir kez daha bakalım.
Komşuluklarımız olan diğer pazarlara da bir göz atalım.
İnsan davranışlarına odaklanalım. Onları tanıyalım.
Bizlerden neler beklediklerini anlayalım.
Onları yapalım. Hatta fazlasını yapalım.
Ürünlerimizin kışlık elbiselerini rafa kaldıralım.
Yeni, baharlık elbiseler yapalım.
Ambalajlarımızı yenileyelim.
Logomuza renk verelim.
Geçen yılın sonunda yaptığımız pazarlama planlarında bakalım.
Eksik gedik ne varsa tamamlayalım.
Kısacası toplayalım, tamir edelim, tertipleyelim.
Markamızın bahar temizliğimizi yapalım.
Tüm bunları, bugün için değil yarın için yapalım.
Uzun soluklu düşünelim.
Çünkü marka olmak için her mevsimin enerjisine uygun davranmak gerekir.
Marka olmak için yatırım yapmak gerekir. Emek harcamak gerekir. Gereksiz fazlalıklardan arınmak gerekir. Temizlik yapmak gerekir. Temiz olmak gerekir. Zihinlerin en temiz yerinde olmak gerekir. Akla gelmek gerekir. Anlaşılır olmak gerekir. Şeffaf durmak gerekir. İçindekini göstermek ve doğal olmak gerekir. İçten olmak gerekir. Titiz olmak gerekir. Titizlenmek gerekir. Yenilenmek gerekir. Yeniliklere imza atmak gerekir. Taklit etmek değil, taklit edilmek gerekir. Uzun soluklu olmak gerekir. Geleceği aşkla tasarlamak gerekir. Fikir almak gerekir. İlham olmak gerekir. Paylaşmak gerekir. İyilere rastlamak gerekir. Çözümsüzlüklere neden olmak değil, çözüm üretmek gerekir. Güven duymak gerekir. Tanımak gerekir. İlgi göstermek gerekir. Tanıdığını hissettirmek gerekir. İnsana yakın olmak gerekir. Çevreye saygı duymak gerekir. Canlıyı korumak gerekir. Enerjisi yüksek olmak gerekir. Enerji tasarrufuna teşvik etmek gerekir. Farklı olmak gerekir. Tatlı olmak gerekir. Güzel durmak gerekir. Uzman olmak gerekir. Heyecan vermek gerekir. Büyütmek gerekir. Mutlu etmek gerekir. Yokluğunda eksiklik hissettirmek gerekir.
Bir bahar mevsiminde, bunlardan herhangi birinde bir eksiklik yaşamamak gerekir. Varsa tamamlamak için işin uzmanından yardım almak gerekir.
Haydi, markalarımızı hak ettikleri değere yükseltmeye ve üzerindeki tozu temizlemeye.


w-1200x675.jpg

20 Kasım 2017 admin0

İyi, etkili, rekabetçi ve bu zamana uygun stratejisi olan markaların kazandığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu durum yalnızca markalar için değil, ülkeler, metropoller, kurumlar, STK’lar ve biz insanlar için de geçerli.

İnsanlık tarihinin en eski kavramlarından biri olarak tanımlanan strateji; bir amaca ulaşmak için uygulanacak eylemler bütünü olarak tanımlanır. Bu yönüyle bir nevi sanat olarak da görünen strateji; adeta bir rehber gibi hayatımızı, faaliyetlerimizi ve davranışlarımızı şekillendirmektedir.

Strateji bir kılavuzdur.

Şirketlerin, markaların, ajansların ve iş ekosistemindeki yöneticilerin yol gösterici bir haritasıdır. Yaratıcı zihinlerin pusulasıdır. En iyi sonuçlara en doğru yoldan götüren bir yol arkadaşıdır.

Strateji bize duyguların düşüncelerin ne olduğunu söyler. Ürünlerin, tüketicilerin ve rakiplerin kim olduğunu ifade eder. Teknik bilgilerle dolu olduğu kadar, yaratıcı içgörülerle besler.

Strateji, insan davranışlarıyla ilgilenen, var olandan yeni anlamlar çıkaran bir şekil değiştiricidir. İnsanlarla insanlar arasında, insanlarla markalar arasında, insanlarla nesneler arasında ve hatta nesnelerle nesneler arasında kurulan bağları güçlendiren bir tutkaldır. Doğru kullanıldığında trendler yaratır. Yeni olanları en yenilerle günceller, bağları beğenilere dönüştürür. Veriler toplar, şikâyetleri yönetir, bir sonraki adımları kurgular, memnuniyeti sürdürür.

Marka ile değişen pazar şartları arasındaki uyumu bir sistem dâhilinde takip etmek için stratejiyi planlamak şarttır. Tüm değişikliklere adapte olmak, yeni ve etkili yollar belirlemek, uygulama adımlarını tanımlayan haritalar çizmek için de plan yapmak gerekir. İyi bir strateji ancak sistemli ve planlı uygulamalarla anlam kazanır.

Planlama yapanların bir vadede büyük iş ve operasyon fırsatları yakalayacağı kesindir. Mevcut iş temposu, güncel iş konuları, makro ve mikro ekonomik göstergeler ve memleket halleri gibi nedenler planlama gerekliliğini zaman zaman zayıflatmamalıdır. Fakat bunu da planlamak son derece önemlidir.

İyi stratejilerle yapılmış iyi planlar amaç için belirlenen araçlara ve adımlara yön verir. Aşılacak engelleri de tanımlayan stratejiler, perspektifleri değiştirir ve geliştirir. Operayon araçlarını rasyonelize eder. Gelişen ve değişen yenidünya düzeni içerisinde alternatif kanallar önerir.

İster bir sayfada ister bir paragrafta, ister bir aylık ister bir çeyreklik planlar belirlenmiş hedeflere ulaşmanın en büyük yardımcısı stratejidir. Ulaşılmak istenen hedef, verilmek istenen mesaj, dokunulmak istenen tüketici, elde edilmek istenen başarı ve sonuca götüren denetim mekanizmalarının kilit noktası stratejidir.

Stratejiye geçmişte verilen önem, bazı yanlış uygulamalardan kaynaklı bir değer yitirme dönemi yaşamış olsa da; bu günlerde hak ettiği değeri yeniden görüyor.

Doğru işi yapmak kadar işin doğru stratejilerle doğru yapılması da gerekir. Kısıtlı zamanlar ve bütçelerle faaliyet gösteren markaların, yönetim süreçlerini daha verimli bir hale getirmek için strateji destekleri veriyoruz. Hedef grupların beklentilerine uygun davranmak, şirketin ve markanın sesini doğru yerde, doğru zamanda ve doğru şekilde açmak gibi asli görevlerimizi geliştirdiğimiz özgün strateji kılavuzlarıyla yerine getiriyoruz.

Yaratıcı strateji yönetimiyle güçlü ve değerli markaların inşasında atılacak tüm adımları belirleyen stratejilerimizi bu önemle yazıyoruz. Markaların başarılı yolculuklarında navigasyon görevimizi doğru tasarlanmış ve planlanmış stratejilerle yerine getiriyoruz.

Amacına en iyi şekilde hizmet eden iyi bir strateji tasarlamak için markaların pozisyonlarına özel modeller ve modüller geliştiriyoruz. İşi, markayı, pazarı, zorlukları, fırsatları, trendleri, müşterileri ve rekabeti modellediğimiz strateji çözümleme modülleriyle hem markaların potansiyellerini açığa çıkarıyor hem de gücüne güç katıyoruz.

Marka yaratım ve yönetim sürecinde markanıza hak ettiği stratejiyi tasarlayan, sektörü ve pazarı yakından tanıdığınız -kısa vadeli de olsa- bir planlama yapmanızı öneririm.

Unutmayın!

Markanız ne kadar başarılıysa strateji o kadar güçlüdür. Reklamlarınız ne kadar yaratıcıysa strateji o kadar doğrudur. Yaratıcı sanatlarınız stratejilerinizle ne kadar iç içeyse hedef kitlenize o kadar yakındır.

Planlı, güçlü ve sürdürülebilir başarılarla dolu bir marka yolculuğu dilerim.